28 Ocak 2017’ de İstanbul saatine gore 03:07de 8 derece Kova burcunda Yepyeni bir Ay doğacak, biraz sıradışı (uranüs) biraz ağırbaşlı (satürn) biraz da şanslı (jüpiter) bir o kadar da gergin…
Teknik açıdan değerlendirirsek ;
Ay ve Güneş diğer bir deyişle madde ve ruh anın haritasında 3. Eve yerleşmiş durumda. Diğer yandan Yeniay yöneticisi Satürn haritanın 2. Evinden hem 4. Evde bulunan Kiron, Mars ve Venüs üçlüsüne kafa tutup hemde 5. Evde bulunan Uranüse yeşil ışık yakmakta. ( Problem varsa elbet çözümde vardır) Aynı zamanda ikinci evde kol kola girmiş merkür ve Pluto ikilisi 5. Evde bulunan Uranüs ve 11. Evde bulunan Jüpiteri T kare açı kalıbını aktif etmekte. (öncü gruplarda zihinsel değişim, adım at ve başla)
Anın haritasında Akrep burcu yükseliyor ve yöneticisi Mars Balık burcunun son derecelerinde kendi yöneticisi olan Koç burcuna geçmeye hazırlanıyor. ( hırslarına yenik düşmeden harekete geç)
Farkındalık alanında değerlendirirsek;
Şimdiye kadar kemikleşmiş düşünceleri yani kafamızın içinde bunca zaman işe yaramayan modelize ettiğimiz üstünü örttüğümüz düşünce modellerini değiştirmenin zamanı gelmedi mi?
İnandığımız değerlerin, maddi manevi neye sahip olduğumuzun idrakine varabildik mi?
Madde aleminde yaşanan kayıpların hırsına yenik düşerek kazanmak pahasına kimlere mal ettik aslında kaybın ruhsal boyutumuzda derin yaralar açtığını görebildik mi?
Var olan egoyu büyütüp besledik mi yoksa onu okşayıp sevdik mi?
Özeleştriyi başkalarına yaparken aynı ölçüde kendimize de yapabildik mi?
Savunduğumuz idealize ettiğimiz düşünceyi özgür irademizle aynı ölçüde eşit tutabildik mi?
Tüm bunlara ışık tutan Yeniay enerjisini yeryüzünde deneyimlerken sabit tuttuğumuz ne varsa değişime açılma enerjilerinide beraberinde getiriyor.
1 dakika gözlerinizi kapatıp Bir dünya düşünün, kişisel ve toplumsal savaşma, öfke, kin, nefret etme zorunluluğu olmayan, doğayı kucaklayan, kardeşçe, özgürce yaşayan. Kişisel haklara saygı duyan insanların ve canlıların yaşadığı.
Maddeselleştirilmeyen bir dünya düşünün adaletin hakkımız olduğu, herkesin birbirine yardım ettiği, sevip kucaklaştığı, çocukların özgürce koştuğu yemyeşil alanlarda, hayvanların insanlardan korkmadığı hatta iç içe yaşadığı… Ellerimizi gökyüzüne kocaman açabilip gözlerimizi kapattığımızda huzurla, güvenle nefes aldığımız dilediğimizi özgürce yapabildiğimiz. Her zaman bu düşünceyi savunmuşumdur “Gerçeğe giden yol hayal etmekten geçer ve sonra kendi gerçeğimizi yaratır.”
Kişisel olarak çıktığımız yolda bütüne giden enerjilerimiz ne kadar güçlenirse bir o kadar büyür ve gelişiriz. Kova burcundaki yeniay teması da özgürlüğe giden yolun aslında aynı hat üzerinden geçtiğini vurgulamakta. Binlerce metro ağı düşünün ve şehrin her yerine dağılmış vaziyette. Herkes bireysel olarak gideceği yere varmak için kimi koşuyor kimi bekliyor kimi de o treni kaçırıp bir dahakine biniyor. Niyet Yolculuk! Metro ağlarıda tek bir noktadan binlerce yere dağılan bir araç…
İçimizde çıktığımız bu yolculukta varacağımız nokta tekse o halde düşünce ağlarımızı özgürce yayın yaparak tek bir noktada birleştirmek. Görünenin ardına geçtiğimiz gün bu dünya yeniden ışığa kavuşup bizleri kucaklayacak daha önceden de olduğu gibi…
Şimdilerde hep kanıt arar olduk. Suçlamak, sorumluluğu başkasına devretmek vs… Eğer dışarda tüm bunlara sebep olduğunu düşündüğümüz bir kanıt arıyorsak once içimize bakalım. Kim kime ne yapmış? çok sevdiğim bir sözdür; İnsanın kendine ettiğini kimse etmez. Sahi öylemi gerçekten ?
Maddi kayıp yaşayan biri ortağını ülkeyi eşini suçlamadığı gün, ilişkilerde kişisel saldırı, saygı bitmediği gün ve ailede, arkadaşlıklarda birlik ve beraberlik tükenmediği gün yine hep beraber olacağız… Umut her zaman var nefes aldığımız ve bütün olduğumuz sürece…
Sevgiyle ve Işıkla kalın…
Serap Şaylan
27.01.2017 / 23:38